
Kelebeğin Ömrü/Ekonominin Geleceği
Yazıya NLP uzmanlarının sık anlattığı bir hikayeyle başlamak istiyorum.
İki genç, her soruya doğru cevap veren bir bilgeyi köşeye sıkıştırmaya karar vermişler. Bilgenin bilemeyeceği bir soru aramaya başlamışlar.
Gençlerden biri “Buldum!” diye haykırmış. “İki elimin arasında bir kelebek koyacağım ve bilge adama soracağım. Avcumun içinde bir kelebek var. Canlı mı, ölü mü?”
“Ölü” derse kelebeği bırakacağım. “Canlı” derse avucumu hafifçe bastıracağım.
Her ne derse desin cevabı bilemeyecek ve biraz sonra, kapalı tuttuğu ellerini bilgeye doğru uzatmış.
Ve sormuş.
“Avucumun içinde bir kelebek var; canlı mı, ölü mü?”
Bilge adam cevap vermeden önce uzun süre gencin gözüne bakmış ve cevaplamış.
“Senin elinde genç, senin elinde… Canlı kalması da, ölü olması da senin elinde…” demiş.
Ekonomik istatistikler bir müddettir yatay bir seyir izliyor. Ekonomi hızla iyileşiyor, her şey yolunda da diyemeyiz. Ancak çok kötü de gidiyor da demek için mümkün değil..
Milyonlarca asgari ücretli büyük bir geçim sıkıntısı çekiyor. Yine Türkiye nüfusunun yüzde 20’sini oluşturan emekliler ay sonunu getiremiyor. Konumuz bu değil.
Enflasyon, döviz, altın, borsa ve faiz rakamları üzerinde bir okuma yapıyorum. Ekonomik göstergelerde psikolojik sınırlar vardır. Bu psikolojik sınırların üstüne çıkmak ya da altına düşmek önemlidir.
Test etmeye enflasyondan başlayalım. Enflasyon bugün yüzde 33.29. Uzun süredir de yüzde 30 ile yüzde 35 arasında seyrediyor. İşte, enflasyon için kritik eşik yüzde 30 altına inmek. Bu durumda yeni hedef yüzde 20’lere zorlamak olacaktır.
Döviz fiyatları hızla yükseldi ancak dolar uzun süredir 40-42, Euro 47-49 arasında salınıyor. Psikolojik beklenti euro’nun 50, doların 45’i test edeceği yönünde.
Faiz yüzde 40 altında iken siyasi çekişmelerle yüzde 46’lara gördü, şimdi yüzde 39.5’lere geri çekildi. Muhtemel yeni hedef yüzde 35.
Borsada BİST100 endeksi 10.500 ile 11.500 arasında dalgalanıp duruyor. Zaten derinliği olmayan borsa için bu rakamlar endişe verici. Siyasi riskleri biraz frenleyebilsek bugün 15.000’lerden bahsedebilirdik..
Çeyrek, gram, ons altın geçen haftalarda yayından çıkmış ok gibi fırladı. Bir an durmayacak diye piyasalar endişeye kapıldı. Ancak bir müddettir sakinleşti.
Evet. Piyasalar çok çok iyi olmasa da sakin olması, ekonomik istatistikler yatay seyir izlemesi ekonomi yönetimi için bir şans. Özellikle küresel siyasette büyük gerilimlerin gevşemesi, mevcut sıcak savaşlarda barış umudu doğması, yeni savaş risklerin azalması çok önemli bir fırsat. Türkiye içinde de gereksiz siyasi kavgaları askıya alabilirsek, öteleyebilirsek ekonomi için baharın başlangıcı olabilir.
Konuya hikayeyle girmiştim. Hikayeden ilhamla son söz olarak, ekonominin geleceği iktidarın, ekonomi yönetiminin, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in avcunda. SWOT analizi mantığı ile küresel fırsat ve imkanlar iyi değerlendirilebilirse, riskler ve tehditlere yönelik tedbirleri zamanında alınabilirse ekonomimiz moda siyasi ifadeyle uçar, tersi durumunda ekonomimiz çöküşe geçer.
Bizden hatırlatması.. Karar ekonomi yönetiminin…
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 102. Yıldönümünü kutluyorum. Nice 100 yıllara, bin yıllara…







