
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre memurların yıllık izin hakkı, amirlerinin uygun göreceği zamanlarda kullanılabiliyor. Ancak Danıştay, Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) ve önceki mülga Devlet Personel Başkanlığı (DPB) görüşleri birlikte değerlendirildiğinde, amirlerin bu yetkiyi keyfi biçimde kullanmaları halinde idari ve manevi tazminat sorumluluğu doğabileceğine hükmetti.
Yargıdan Önemli Uyarı
Danıştay 12. Dairesi’nin kararında, hiçbir somut gerekçe olmadan izin talebinin reddedilmesinin, memurun dinlenme hakkının ihlali anlamına geldiği vurgulandı. Mahkeme, bu nedenle memura 1.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Ayrıca, Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca bu tazminatın, kusurlu amire rücu edilmesi gerektiği belirtildi.
Benzer şekilde Danıştay 16. Dairesi ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi de, hizmet gerekleriyle ilgisi bulunmayan nedenlerle izin verilmemesini hukuka aykırı buldu.
KDK: “Soyut Gerekçelerle İzin Reddedilemez”
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 26 Ağustos 2024 tarihli kararında ise, sadece “amir takdiri” gibi soyut gerekçelerle izinlerin reddedilmesinin, hukuka aykırı işlem oluşturduğu ve sorumlular hakkında işlem yapılması gerektiği ifade edildi.
Sonuç
Uzmanlar, yıllık izin hakkının Anayasal bir dinlenme hakkı olduğunu hatırlatarak, amirlerin bu hakkı kısıtlamasının hem disiplin yönünden sorumluluk hem de manevi tazminat yükümlülüğü doğurabileceğini belirtiyor.
Amirlerin, memurların izin planlarını eşitlik, hakkaniyet ve kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda yapması gerekiyor.







