Home / Mevzuat ve Resmi Gazete / Asılsız şikâyetlere karşı din görevlileri korunmalı – Memur Postası

Asılsız şikâyetlere karşı din görevlileri korunmalı – Memur Postası



Türk Diyanet Vakıf-Sen, din görevlilerinin son yıllarda artış gösteren asılsız, soyut ve kötü niyetli şikâyetler nedeniyle mağdur edildiğini belirterek, Diyanet İşleri Başkanlığı’na kapsamlı bir resmi başvuruda bulundu.

Sendika tarafından 2 Şubat 2026 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı’na sunulan yazıda, kamu hizmetlerinin etkin ve sağlıklı şekilde yürütülebilmesinin temel şartlarından birinin, kamu görevlilerinin hukuki güvenliği ve mesleki itibarının korunması olduğu vurgulandı. Yazıda, din görevlilerinin somut delile dayanmayan şikâyetler nedeniyle doğrudan idari soruşturmalara maruz bırakılmasının hem bireysel hak ihlallerine hem de kurumsal işleyişte aksamalara yol açtığı ifade edildi.

Masumiyet karinesi ve hukuk devleti vurgusu

Türk Diyanet Vakıf-Sen’in yazısında, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi ile 36. maddede güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi hatırlatıldı. Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri çerçevesinde, kamu görevlilerinin baskı, tehdit ve itibarsızlaştırma girişimlerinden uzak bir ortamda görev yapmasının zorunlu olduğu belirtildi.

Sendika, delilden yoksun ve sübjektif kanaatlere dayanan başvuruların doğrudan soruşturma konusu yapılmasının, din görevlilerinin mesleki saygınlığını zedelediğini, motivasyonu düşürdüğünü ve sunulan kamu hizmetinin niteliğini olumsuz etkilediğini kaydetti.

Dört maddelik somut talep

Türk Diyanet Vakıf-Sen, yazısında Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan şu adımların atılmasını talep etti:

  • Asılsız, delilsiz ve kötü niyetli şikâyetlerin etkin bir ön değerlendirme süzgecinden geçirilmesi,

  • Gerçek dışı beyanlarla yapılan müracaatlar hakkında caydırıcı hukuki ve idari yaptırımların uygulanması,

  • İnceleme ve soruşturma süreçlerinde personelin kişilik hakları, mesleki itibarı ve masumiyet karinesinin azami ölçüde korunması,

  • Din görevlilerinin hukuki güvencelerini güçlendirecek kurumsal politika ve uygulamaların geliştirilmesi.

Sendika, bu düzenlemelerin hukuk devleti ilkesinin ve kamu yararının doğal bir gereği olduğunun altını çizdi.

“Din hizmetlerinin saygınlığı korunmalı”

Yazının sonunda, din hizmetlerinin toplum nezdindeki saygınlığının korunması ve din görevlilerinin görevlerini huzur ve güven ortamında sürdürebilmeleri adına Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gerekli hassasiyeti göstereceğine olan inanç dile getirildi.

Söz konusu resmi yazı, Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Kadir Şahin ve Genel Sekreter Hilmi Şanlı imzasıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’na sunuldu.

Yazıya ulaşmak için TIKLAYINIZ




Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir