
Zorunlu Abonelik Baskısı: Diyanet Çalışanlarının Sessiz Çığlığı
Diyanet çalışanlarının yıllardır tepkisini çeken zorunlu dergi ve kitap abonelikleri, yılın sonuna yaklaşılırken yeniden gündeme taşındı. Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hilmi Şanlı, konuya ilişkin yaptığı güçlü açıklamada çalışanların üzerindeki baskıya dikkat çekti.
“Dergiye, kitaba karşı değiliz… Zorlamaya karşıyız”
Şanlı, dergi ve kitabın kültürün temel unsurları olduğunu vurgulayarak sendikanın bu yayınlara karşı olmadığını belirtti. Asıl sorunun, çalışanların iradesi dışında zorla abone yapılması olduğunun altını çizdi.
“Bir yayını isteyerek almak ufku açar. Baskıyla attırılan her imza ise okuma kültürünü zayıflatır.”
Sendika, çalışanların istemediği bir yayına zorla yönlendirilmesinin hem çalışma barışını bozduğunu hem de kurumsal aidiyeti zayıflattığını belirtiyor.
“Personelin rızası olmadan kesinti yapılamaz”
Açıklamanın en kritik bölümlerinden biri de hukuki uyarı oldu:
-
Personelin izni olmadan maaştan abonelik kesintisi yapılamayacağı,
-
Bu tür işlemleri yapan yöneticilerin hukuki dayanağı olmadığı,
-
Sendikanın bu uygulamalara karşı tüm hukuki yolları kullanacağı ifade edildi.
Şanlı, çalışanlara yönelik baskının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak:
“Çalışanın alın terine uzanan her müdahaleyi karşısında bulacağız.”
mesajını verdi.
“Baskı değil, adalet kurumları büyütür”
Şanlı’nın açıklamasında öne çıkan bir diğer mesaj ise iş yeri huzuruna ilişkin oldu.
Zorla abonelik uygulamalarının:
-
Motivasyonu düşürdüğü,
-
Güveni aşındırdığı,
-
Kurumsal barışı zedelediği ifade edildi.
Sendikanın duruşu ise net şekilde dile getirildi:
-
Özgür iradenin yanındayız,
-
Çalışan onurunun yanındayız,
-
Baskıya karşı, adaletin ve gönüllülüğün savunucusuyuz.
Şanlı, yeni yıla girilirken bu dayatmaların sona ermesinin kurumsal iklime “nefes aldıracağını” söyledi.







