Home / Emeklilik ve Sosyal Haklar / Sendikaların Gündemi Bütçe ve Para – Memur Postası

Sendikaların Gündemi Bütçe ve Para – Memur Postası



Devletin, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda devam ediyor. İktidar ve muhalefet parti milletvekilleri arasında sert tartışma ve polemiklere neden olan 2026 Yılı Bütçesi’nden sendikaların da beklentileri yüksek.

Plan ve Bütçe Komisyonu, “Koyun can derdinde, kasap et derdinde” tartışmalarına sahne oluyor.  İktidar milletvekilleri,  satın alma paritesi üzerinde kişi başı milli gelirin yükseldiğini, yüksek gelirli ülkeler safına katılmamıza ramak kaldığını savunurken, muhalefet milletvekilleri simit ve altın hesabı yaparak asgari ücret ve emekli maaşlarında iyileştirme istiyorlar.

Bütçe görüşmeleri tam bir futbol maçı gibi geçer. İktidarın hedefi, gol yememek, bütçeyi geldiği gibi geçirmektir. Muhalefetin amacı bütçeyi delip iktidara gol atmaktır, emekli ve çalışanlarının gözüne girmektir. Atasözünde olduğu gibi, iktidar, muhalefet ve sendikalar arasında çıkar çatışması vardır. İktidar bütçeyi deldirmeme derdinde, muhalefet ve sendikalar ise delme derdindedir.

Şimdi de sendikaların genel gündemleri ile  2026 yılı bütçesinden beklentilerini göz atalım. 

TÜRK-İŞ, açıklık ve yoksulluk araştırmalarıyla iktidara mesaj gönderiyor. Türk-İş’in yaptığı araştırmaya göre,  dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması tutarı(açlık sınırı) 28 bin 412 TL,  tüm temel harcamaları için aile bütçesine girmesi gereken toplam gelir tutarı(yoksulluk sınırı) ise 92 bin 547 TL, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 36 bin 984 TL. 

Türk-İş, Asgari Ücret Komisyonu’nun üyesi, milyonlarca asgari ücretlinin sorumluluğunu omuzlarında taşıyor. Türk-İş,  bu yıl farklı bir strateji izleyerek, Asgari Ücret Komisyonu Yönetmeliği değişmeden masaya oturmayacağını açıkladı. Türk-İş, masaya oturmasa da mutlaka gönlündeki asgari ücreti açıklayarak hem Plan Bütçe Komisyonu’na hem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na dışardan mesaj gönderecektir.  Türk-İş’in teklifi açlık sınırı olan 28 bin TL’nin kesinlikle üzerinde olacaktır. Tahminimce bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti olan 36 bin TL ile yoksulluk sınırının yarısı olan 46 bin TL’yi de teklif olarak sunabilir.

DİSK, asgari ücretin ortalama ücret haline geldiğini, yüksek enflasyon karşısında kar gibi eridiğini öne sürüyor. Konfederasyonun Eylül araştırmasına göre, asgari ücretin 2025 yılının 9 ayındaki kaybının 5 bin 621 TL’ye çıktığı hatırlatılıyor ve  açlık sınırının altında kalan asgari ücretin mutlaka ama mutlaka yükseltilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.  DİSK’in ilginç bir araştırması daha var.  Şöyle ki; artan gelir vergisi yükü nedeniyle tüm işçiler için yaşanan 9 aylık birikimli toplam ücret erimesi(kesintiler hariç) 539.5 milyar TL olurken enflasyonun yarattığı kayıp ise 789 milyar TL’yi aşıyor. Artan gelir vergisi yükü ve enflasyonun 17 milyon işçinin ücretlerinde yarattığı 9  aylık  kaybının en az 1 trilyon 328 milyar TL olduğu belirtiliyor.  DİSK, 2026 bütçesinden beklentisi, gelir vergisi oranlarının düşürülmesi, enflasyonun kayıp ettirdiği erimenin düzeltilmesini istiyor.

HAK-İŞ’in gündemi ise çok farklı. Örgütlenmeye ağırlık veren Hak-İş, ekonomik ve sosyal güvenlik güvenceleri olmayan ev işçilerini örgütleme noktasında daha çok efor sarf ediyor.  77 bin  ev işçisini örgütleyen Hak-İş, 2026 yılı başına kadar 100 bin ev işçisini ulaşmayı hedefliyor. Hak-İş’in araştırmasına göre, ağırlık noktasını kadınların oluşturduğu 1 milyon 300 bin ev işçisi var.  

MEMUR-SEN, Ağustos ayında yapılan toplu sözleşmelerde umduğunu bulamadı. Memur-Sen, 2026 yılı bütçesiyle 3600 ek gösterge ve vergi dilimlerinin düşürülmesiyle ilgili düzenleme yapılmasını, memur emeklileri maaşlarında iyileştirme sağlanmasını talep ediyor. 

Memur-Sen’in açıklamasında, 2026 yılı Yeniden Değerleme Oranı’nın yüzde 25.49 artırıldığını hatırlatarak, “ Kamu görevlilerine 2026 yılı için öngörülen yüzde 11+7’lik artışa karşılık devletin alacaklarına uygulayacağı artış yüzde 25.49. Alırken bol keseden,  verirken boş kese gösteren sistemle adalet sağlanamaz” deniliyor.

TÜRKİYE KAMU SEN’de TBMM Plan ve Bütçe  Komisyonu’na selam göndererek,  kamu görevlileri  ve KİT personeli ile sözleşmeli personelin gelir vergisi kesintilerinden dolayı yaşadığı adaletsizliğin ve mağduriyetin giderilmesi adına vergi dilimi oranlarının çalışanların için yüzde 15’e sabitlenmesini talep ediyor. Türkiye Kamu Sen, dini bayramlarda emeklilere ödenen ikramiyenin çalışanlara da ödenmesini istiyor. 

BİRLEŞİK KAMU-İŞ ise, yoksulluk sınırının karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 83.3, ortalama memur maaşının yüzde 60.9 oranında artırılmasını teklif ediyor. 

DEVLET MEMURLARI KONFEDERASYONU, Memurları Konfederasyonu ise Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi(TES) kapsamında maaşlardan yapılması planlanan yüzde 3’lük kesintiye itiraz ediyor.  

İşçi ve memur konfederasyonlarının hükümetten talepleri böyle.  Yazıya bir atasözü ile başlamıştık, yine bir ata sözü ile bitirelim: “İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara”




Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir