Home / Atama ve Yer Değiştirme / Zamanaşımına Uğrayan Alacaklar Haklı Nedenle Fesihte Dikkate Alınır mı?

Zamanaşımına Uğrayan Alacaklar Haklı Nedenle Fesihte Dikkate Alınır mı?



  Zamanaşımı, bir alacak hakkının belirli bir süre içinde kullanılmaması nedeniyle dava edilebilme vasfını yitirdiği anlamını taşımaktadır. Anlaşıldığı üzere zamanaşımı; alacak hakkını tamamen ortadan kaldırmaz, yalnızca onu “eksik bir borç” hâline getirir ve alacağın dava yoluyla talep edilebilme niteliğini ortadan kaldırır.

  Kısaca yasal düzenlemelerdeki yere değinilecek olursa; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.149 uyarınca; “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.” 4857 sayılı Kanun m.32 ise ücret alacaklarında zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu düzenlemesine yer vermiştir.

  Zamanaşımı esasında bir borcu doğuran, değiştiren veya ortadan kaldıran bir kurum değildir; yalnızca mevcut bir hakkın talep edilebilmesini engelleyen bir savunma aracıdır. Bu doğrultuda zamanaşımında alacağın varlığı etkilenmiyor talep edilebilme niteliği ortadan kalkıyor.

 İşçi alacakları bakımından zamanaşımı hususunda ise Yargıtay’ın yakın zamanda değerlendirdiği konunun paylaşımında fayda görüyoruz. Karara konu olayda tartışılan husus haklı fesih iddiası ile kıdem tazminatı talebi bakımından zamanaşımına uğrasa dahi işçinin ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekliliği üzerinedir.

  Bahsi geçen karardaki belirleme şu yöndedir; (Kararın tam metnine erişim için karar künyesi: Yarg. 9. HD. 2025/3410 K.2025/4040 T.05.05.2025)

“Zamanaşımına uğrayan … tarihinden önceki dönem ile davacı tanıklarının çalışma dönemleri birlikte değerlendirildiğinde… davacının fazla çalışma yaptığına, dinî bayramlar dışında kalan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına dair birbirini doğrulayan anlatımlarda bulunmuşlardır. Açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, öncelikle zamanaşımının borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmadığı dikkate alınmak suretiyle davacının zamanaşımına uğrayan dönemde tanık anlatımları doğrultusunda fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması bulunup bulunmadığı belirlenmeli, bu çalışmaların karşılığı ücretlerin ödenip ödenmediği değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Davacının zamanaşımına uğramış olsa bile ödenmemiş fazla çalışma veya ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin bulunması hâlinde, ikinci dönem çalışması sonunda iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilmeli ve kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmalıdır.”

  Söz konusu karar, her ne kadar fazla çalışma veya UBGT ücretlerinin zamanaşımına uğramış olsa da bu ücretlerin ödenip ödenmediğinin belirlenmesinin kıdem tazminatı ve haklı fesih kapsamında dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapmasından bahisle önem arz etmektedir.


Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir